Zonguldak’ın Ereğli İlçesi’nde, CHP İlçe Başkanı Şerif Sertan Ocakcı, İstanbul’daki Taksim Meydanı’nda partilerince düzenlenen “Darbelere Hayır” mitingine insanların istekli ve keyifle geldiklerini bildirdi.
Ocakcı, Hakimiyet’e yaptığı açıklamada, Zonguldak genelinde 10 otobüsle yer aldıkları mitinge ülke genelinden yaklaşık bir milyon kişinin katıldığını söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun okuduğu 10 Manifesto’nun ‘dikkatle dinlendiğini anlatan Ocakcı, şöyle dedi:
“3 koldan giriş yapılan Taksim Meydanı’nda ülkenin her köşesinden büyük katılım sağlandı. Biz de, Ereğli’den bir otobüs olmak üzere Zonguldak genelinden yaklaşık 10 otobüsle mitingde yerimizi aldık. Alanda buluştuğumuz Zonguldak milletvekillerimizle birlikte Genel Başkanımızı dinledik. İnsanların alana Cumhuriyet ve demokrasi için istekli ve keyifle geldiklerini gözlemledim. Alanda bulunanların FETÖ üyesi yada yanlılarının çeşitli birimlerde yer verilmesinin önünü açmasından dolayı ise AKP’ye tepki gösterdiklerine şahit olduk.
Tüm bu gelişmelerle birlikte, halkımızın darbelere ne kadar karşı olduğunu bir kez daha görmüş olduk.”
İŞTE KILIÇDAROĞLU’NUN 10 MANİFESTOSU

1) 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış; ama bombalar altına parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.
2) Bütün siyasal partiler, darbe girişimine karşı çıkmış demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır.
3) Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta; yaşasın tam demokrasi demeliyiz ve söylemeye devam etmeliyiz.
4) Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.
5) Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.
6) Bu darbe girişimi Anayasa’da, yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokrasideki denge ve denetleme işlevinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur
7) Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi kaçınılmaz olarak bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
8) Bu darbe girişimi devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık bir biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik tarikatçılık değil; bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır.
Bir başka anlatımla devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur.
9) İnancı, kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun bu ülkenin güzel insanları; bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında özgürce gezebilmedir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur.
Bu ülkenin insanları 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan ayrılmalıdır.
10) Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.”
