16 Nisan günü gerçekleştirilecek Anayasa Değişikliği Referandumu öncesi halkı bilgilendirme çalışmalarına devam eden Cumhuriyet Halk Partisi Karadeniz Ereğli İlçe Örgütü, Kandilli ve Gökçeler’de vatandaşlarla bir araya geldi.
CHP’den yapılan açıklamaya göre, Kandilli Belediye Başkanı Mustafa Aydın ile birlikte Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Başkanı Şerif Sertan Ocakcı, Zonguldak Milletvekilleri, önceki dönem Ereğli belediye başkanı, İlçe yöneticileri, Kadın Kolları Başkanı ve yönetimi, Belediye Meclis üyeleri, önceki ilçe başkanları, önceki dönem yöneticiler ve çok sayıda partili ile Kandilli ve Gökçeler ziyareti gerçekleştirdi.
İlk olarak CHP Kandilli Belde Başkanlığı binasında üyelerle bir araya gelen yaklaşık 80 kişilik partili grubu Kandilli esnafını ve kahvehanelerini ziyaret etti. Daha sonrasında GMİS yetkilileri ile saat.15.00 de TTK Armutçuk girişinde vardiyaya gelen ve vardiya çıkışı yapan madencilerle buluşan partililer Madencilerle selamlaşıp Hayır gerekçelerini anlattı. Armutçuk Maden Müessesi ziyareti sonrasında Gökçelere geçen partililer esnaf ve kahve gezileri yaptı. Kandilli ve Gökçelere ziyaretimiz sonrasında Gökçeler sakininin cenaze evine uğrayarak taziye ziyaretinde bulundular.
OCAKCI: “NEDEN REFERANDUM?”
“Türkiye, son yıllarda işsizlikten teröre birçok sorunla karşı karşıya. Üreticinin ürettiğini satamadığı, esnafın siftah yapmadan kepenk kapattığıi işçi ve memurlarımızın borç batağı içinde olduğu günümüz Türkiyesi’nde öncelikli sorunlarımız başkayken, tek bir kişinin saltanatının sağlanması için böyle bir referandum getirildi karşımıza. AK Parti, CHP, MHP mücadelesi değil bu sandık.
16 Nisan Referandumu’nun neden yapılmak istendiğini iyi anlamalıyız. Görünürde 18 madde var görünüyor ama asıl tehlike, bu 18 maddenin bazılarının içine yerleştirilen ayrıntılar. Bugün ülkede yaklaşık dört milyon Suriyeli var ve bu Suriyeliler her ay yaklaşık bin iki yüz lira maaş alıyorlar devletten. Devlet bu maaşın yanında konut ve gıda yardımında da bulunuyor. Ancak ülkemizde bir de altı milyon işsizimiz olduğu gerçeği var. Evindeki çoluk çocuğuna ekmek götürmek zorunda olan vatandaşımın cebinde ise para yok.
İşsiz vatandaşımın yolu hastaneye düştüğünde, sigortası olmadığı için sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamıyor ama aynı hastanelerde herhangi bir Suriyeli ile ilgilenilmemesi suç sayılıyor. Bununla birlikte, bizim gençlerimiz üniversite sınavlarına hazırlanıp bir kısmı bu sınavlarda balarılı olamadıkları için herhangi bir üniversiteye giremezken, Suriyeliler sınavsız üniversiteye girebiliyor. Ülkemiz zaten ekonomik olarak batmış vaziyette, yetmediği gibi Suriyeliler yüzünden ekonomimize ayrı bir külfet getirdik. Artık şöyle düşünmeye başladık Onlar mı Türkiye vatandaşı yoksa biz mi Suriyeliyiz? Altı milyon işsizine bakamayan bu ülke, dört milyon Suriyeliye bakıyor. Bu Suriyeliler yarın bir gün kendi belediye başkanlarını da kendi milletvekillerini de çıkaracak duruma gelecektir. Bütün bunların yanı sıra bu ülkede bir de terör belası var.
Eskiden şehit haberleri geldiğinde televizyon ekranları kararırdı ama bugün şehit haberleri altyazı olarak paylaşılıyor. Ekonomide dolar almış başını gidiyor. Köylerimizde göç devam ediyor. AK Parti döneminde hiçbir yeni işletme açıldı mı, bir bakın geçmişe. Yol var, köprü var, o var-bu var ama istihdama yönelik hiçbir yatırım yok. Birçok köyde mezar kazdıracak genç bulamıyoruz ama anayasa değişikliği adı altında bir kişiyi tek adam ilan etmeyi düşünüyoruz.”
